Bu çalışma, kriz dönemlerinde enerji sektörünün
değişen stratejik önemini devlet-piyasa ilişkileri ve enerji güvenliği
çerçevesinde incelemektedir. Bu doğrultuda 1973 Petrol Krizi, 2008 Küresel
Krizi, Covid-19 pandemisi ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın enerji sektörüne
yansımaları karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele alınmaktadır. İnceleme, farklı
nedenlerden kaynaklanan krizlerin enerji politikalarında benzer yapısal
dönüşümler ortaya çıkardığını göstermektedir. Kriz koşullarında piyasa
mekanizmasının enerji arz güvenliğini tek başına sağlamada yetersiz kalması,
devletin düzenleyici ve müdahaleci rolünü güçlendirmektedir. Bu süreçte enerji
politikaları, ekonomik verimlilik ve maliyet etkinliğinin yanı sıra arz
güvenliği, kaynak çeşitlendirmesi, stratejik rezervler ve sistem dayanıklılığı
gibi güvenlik odaklı hedefler doğrultusunda yeniden şekillenmektedir.
Türkiye’nin yüksek enerji ithalat bağımlılığı, fiyat ve arz şoklarına karşı
ekonomik kırılganlığı artırmaktadır. Bu nedenle enerji arz güvenliğinin
güçlendirilmesi; kaynak çeşitlendirmesi, enerji verimliliği, yerli ve
yenilenebilir enerji yatırımları, doğal gaz depolama kapasitesi ve dayanıklı
enerji altyapısını kapsayan bütüncül politikaları gerekli kılmaktadır. Çalışma,
uzun vadeli ve kurumsal bir enerji politikasının Türkiye’nin krizlere karşı
dayanıklılığında belirleyici olduğu sonucuna ulaşmaktadır.
Atıf Sayısı :