20. yüzyılda
1974 petrol krizi ile başlayan ve günümüzde de Ortadoğu’da enflasyonist
süreçleri tetikleyen siyasi ve askeri krizlerle devam eden olaylar tüm dünyada
enerjiye bağımlılığı azaltacak düzenlemelerin yapılmasına sebep olmuştur. Bu
dönüşümler hem ülkelerin enerji maliyetlerini azaltmayı hem de Paris İklim
Anlaşması kapsamında taahhüt edilen çevresel gösterge değerlerini yakalamayı
amaçlamaktadır. Ancak yaşanan ve yaşanacak olan bu değişimlerin işgücü
piyasalarında olumu/olumsuz pek çok değişikliğe sebep olması beklenmektedir. Bu
amaçla çalışmada yeşil dönüşümün işgücü piyasalarında yaratacağı etkiler
belirlenmeye çalışılmıştır. Yeşil
dönüşümü başarabilmek için yapılan düzenlemelerin işgücü piyasalarını iki
açıdan etkilemesi beklenmektedir. Bunlardan ilki yapılan düzenlemeler sonucunda
eğitim programları ile doğrudan işgücü piyasalarının etkilenmesidir. İkinci
etki kanalı ise talep kaymasıdır. Karbon fiyatlama stratejileri sonucunda
üretim maliyetlerinin artması ve dolayısıyla da talebin kaymasıdır. Bu iki etki
sonucunda işgücü piyasalarında olumlu (yeni iş kollarının ortaya çıkması gibi)
etkiler ortaya çıkabileceği gibi olumsuz (yeşil dönüşüme zarar verebilecek iş
kollarının ortadan kalkması gibi) veya kaynak dağılımını değiştirecek (mevcut
iş kollarının yeniden organize edilmesi gibi) etkiler ortaya çıkabilecektir. Bu
süreçte olumsuz etkileri en aza indirebilmek için sadece işgücüne değil,
üretici ve girişimcilere de kamusal destek verilmesi gerekmektedir.
Atıf Sayısı :