Kurumlar, kurallar ve
krizler arasındaki etkileşim, iş hukukunun değişen ekonomik ve toplumsal
koşullar karşısındaki işlevinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
İş hukuku, bireysel ve toplu iş ilişkilerini düzenleyen normatif bir alan olmanın
ötesinde, ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin çalışma yaşamı üzerindeki
olumsuz etkilerini sınırlandıran kurumsal bir güvence mekanizmasıdır. Bu
kapsamda kurumsal dayanıklılık, iş hukukunun olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan
risklere uyum sağlayabilme, çalışma ilişkilerindeki kırılmaları yönetebilme ve
bozulan dengeleri yeniden tesis edebilme kapasitesini ifade etmektedir. Devlet, yargı organları, idari kurumlar ve sosyal
taraflar aracılığıyla somutlaşan iş hukuku kurumları, kuralların uygulanmasını
ve hukuki sürekliliği sağlayarak kriz dönemlerinde öngörülebilirliği
güçlendirmektedir. Bununla birlikte krizler, işçinin korunması ile esneklik
arasındaki dengenin en açık biçimde sınandığı dönemlerdir. Kısa çalışma,
ücretsiz izin ve esnek çalışma modelleri, ekonomik dönüşümler ve krizler
karşısında başvurulan başlıca uyum araçları hâline gelmiştir. Ancak
sürdürülebilir bir çalışma düzeni, ekonomik gerekliliklerle sosyal koruma
hedeflerinin birlikte gözetilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede iş hukukunun
temel işlevi, değişen koşullara uyum sağlarken işçinin korunmasına ilişkin
ilkeleri muhafaza etmektir. Çalışmada küreselleşme ve ekonomik krizlerin iş
hukukuna etkileri ile bunların emek piyasası ve çalışma ilişkilerine
yansımaları nitel araştırma yöntemiyle incelenmiştir.
Atıf Sayısı :