1950’li
yıllar, ekonomik büyüme, piyasa serbestisi ve refah devleti tartışmalarının öne
çıktığı; aynı zamanda merkeziyetçi planlamaya yönelik ideolojik eleştirilerin
güç kazandığı bir dönemdir. Bu bağlamda, karar alma süreçlerinin çok merkezli
olduğu ve devlet müdahalesinin sınırlanması gerektiği yönündeki düşünceler
yaygınlaşmış, eleştiriler yükselmeye başlamıştır. Bu dönemde araçsal akılcılığa
dayalı akılcı kapsamlı planlama yaklaşımına öne çıkan eleştirilerden birini
getiren Charles E. Lindblom (1959), planlamada araçsal rasyonaliteye dayanan
kapsamlı modellerin pratikte uygulanabilir olmadığını savunmuş; bilgi
eksikliği, zaman sınırlamaları ve toplumsal uzlaşmazlıkların karar vericileri
sınırladığına dikkat çekmiştir. Ona göre, dönemin hakim planlama kuramı akılcı
kapsamlı planlamanın aksine mevcut durumu küçük adımlarla geliştirerek
ilerlemek daha gerçekçidir. “The Science of Muddling Through” başlıklı
çalışmasıyla temellendirdiği bu yaklaşım, planlama pratiğini küçük ölçekli ve
geri dönüşlü kararlar üzerinden ilerleyen bir süreç olarak tanımlamaktadır.
Ancak, adım adım ilerleme modeli de, sistemik dönüşüm ihtiyacını göz ardı
edebilmesi ve mevcut güç dengelerini koruyarak güçlü çıkar gruplarının etkisini
sürdürmesi için uygun koşulları oluşturması başta olmak üzere çeşitli nedenlerle
eleştirilmiştir. Kısaca, adım adım planlama yaklaşımının belirsizlik ve çatışma
ortamlarında faydalı olduğu, ancak kapsamlı sosyal reformlar gerektiğinde
yetersiz kaldığı yaygın olarak kabul edilmektedir.
Atıf Sayısı :