İnfantil hipertrofik
pilor stenozunun (IHPS) etiyolojisi kesin olarak aydınlatılamamış olmakla
birlikte, hastalığın ortaya çıkışında genetik yatkınlık ile çevresel
faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. Pilor stenozu, çocuk cerrahisi
pratiğinde sık karşılaşılan bir durum olup, ultrasonografinin yaygın kullanımı
sayesinde kolaylıkla tanı konulabilmektedir. Uygun sıvı ve elektrolit
replasmanı ile gerçekleştirilen yeterli preoperatif resüsitasyon sonrasında,
postoperatif süreç genellikle sorunsuz ilerlemektedir. Ameliyat sonrası uygun
izlem ve erken başlanan beslenme, çoğu hastada 24–48 saat içerisinde güvenli ve
zamanında taburculuğa olanak tanımaktadır. Dehidratasyon ve elektrolit
dengesizlikleri düzeltildikten sonra gerçekleştirilen Ramstedt piloromiyotomisinin
prognozu oldukça iyidir ve zamanında müdahale edilen olgularda sonuçlar
genellikle mükemmeldir. Cerrahi sırasında perforasyonun önlenmesi ve yeterli
miyotominin sağlanması, başarılı ve tutarlı sonuçlar elde edilmesinde temel
unsurlardır. IHPS cerrahisi acil bir girişim olarak değerlendirilmemeli;
operasyon, serum elektrolit düzeyleri ve asit-baz dengesi normale getirildikten
sonra planlanmalıdır.
Atıf Sayısı :